Kırmancıki Türkçe
zeno je(m)… gibi  (zeno je boği, dire sebeno: boğa gibi, ona ne olur )
zena je(f)..:“benzetmeli olarak”.. gibi,
zenġerna(aşırı derecede soğukla)dondurmuş
waraane(küçükbaş hayvanlarda) bağırma, 2) ağlama(mecazi)
yeno(o)gelir, ~- nino?:  geliyor mu, gelmiyor mu?
wele(toprak, ateş)külü
ye~-di: onun, ~-mı: benim, ~-tu: senin, ~-dine: onların
xere heqre~-tobo: Allahın hayrı sana olsun,
wertera~-vind kherdene: ortadan kaybetmek,  ~-wedaane: ortadan kaldırmak
zığe1) yumuşak bitkilerle örülüp, hayvan gübresiyle sıvanmış arı kovanı, 2) özel topraktan yapılmış harar büyüklüğünde ambar
wakhıleabla, bacı anlamında
wakhıla mıablacığım, bacım(hitap)
zenġeaçık yeşil, yeşil gözlü kadın, kız
wometeait olunan toplum
xéğakılsız, 2. deli, 3.aptal (ne bıra tu xeğa çhıka:  kardeşim sen aptalmısın nesin)
xısımakraba, 2. hısım
xapnaanealdatmak, 2. kandırmak, 3. yanıltmak
weli be to re boAllah iyiliğini versin, 2)sana yazıklar olsun
xatır be tu, xatır be sımaAllaha ısmarladık,  uğur bo!:  uğurlar olsun
zerdaltın sarısı, ~-biyaane: sararmak, ~.ıké hák: yumurtanın sarısı,
zernaltın, ~.én: altından
yamu yamuaman aman, mutlaka (ısrarlı tembih)
wulleamma.., bilmem ki, 2. ne desem(emin olamama), ~-khe: amma da
xafıldeansızın, aniden, birden bire 2. haberi olmadan
zutıke/qeneanüs
xo dıma náde- qaytkhe-şerkheardına bakın, bak
war kherdeneaşağı dökmek, 2. altına düşürmek, 3. aşağı düşürmek
waraşağı, alt
we kherdeneateş yakmak
xu cer esteneatlamak, 2. kendini aşağı atmak
xu lingera kherdeneayağına giymek
we çiniteneayıklamak, seçmek,
zu čısnaynı cins, 2. birbirinden farksız, 3. tek tip
xo ver daaneazim göstermek, direnmek
zeyiyén amaaneBaba evinin kızlarını yeni evlerinde ziyaretinden bir müddet sonra, kız kete-kebap ile baba evine ziyarete gelir. Bir müddet kaldıktan sonra baba evinden dönerken kızın ihtiyaçlarının yanında belli başlı(altın, değerli eşya, hayvan) hediyelerle koca evine döner.
waw-braénbacı-kardeşlik
vamebadem, 2) söylüyoruz
ware warebağırarak ağlayanı ifade eden söylem
zırçhaanebağırmak, 2. feryat etmek
vayrozbalyoz
weré amaanebarışmak
were né amayisbarışmama
were ardisbarıştırma, arayı bulma
were ardenebarıştırmak, arasını bulmak
wuşira deştbaston, 2)kullanmak üzere elde tutulan çubuk
zuğur kherdenebaş göstermek
xatır ġormağénbaş sağlığı dileme
xırtbaşarılı, cesaretli, güçlü
zobinabaşka, başka türlü  (tu xore zobina kar bıvine, tu made nire neunčena:  kendine başka bir iş bul, bizimle boyunduruk çekemezsin)
vao ġermbatıdan esen sıcak rüzgâr
zawut daanebeddua etmek
welečağbeklenmeyen bir anda vuku bulan şey, kaza
zalalberrak, 2. temiz, 3. bulanık olmayan, 4. duru
weyiyebesleme(sahiplenilerek büyütülen kişi)
weyiye kherdenebeslemek, bakmak, korumak
wuişşbıkkınlık ifadesi, 2)hayret ifadesi
zımél(jimél)bıyık, ~.ın: bıyıklı
xebere daanebildirmek, 2. haber vermek
zanıtoğbilen, 2. bilgili, 3. bilgin
zanbilgi
yeno zanıtenebilinebilir, 2. bilinmesi mümkün
zanıtebilinmek, 2. bilinmiş olmak, 3. bilinen
zanıtene/zanayisbilmek
zanaanebilmek, 2. biliyor olmak
zu fekhra qesey kherdenebir ağızdan konuşmak, ağız birliği yapmak
zu sewebir gece
xatıre çiye daanebir şeyin veya birinin hatırı için bağışlamak
zu serebir yıl, 2. bir yıllık, 3. ~-de bir yaşında olan, 2)bir yıl da
weyretbir yöredeki akraba toluluğu
zamanena rabir zaman sonra, 2) bir süre daha, 3) başka bir zaman
zubir, ~- çhım: bir göz, ~-kherdene: birleştirmek, 2) eşit kılmak, eşitlemek,  ~-bime: bir olalım
yerğatbirden fazla ırgat, işçi, tarım işcisi,
xatır ver sanaanebirinin hatırına bağışlamak
xozanbirkaç yıl üst üste ekilmemiş olup, yabani otlarla kaplanmış arazi, tarla
xelesnaanebitirmek, 2. kurtarmak
vatena verenura ġorebizden önce yaşamış olanların söylediklerine göre
xenekiyaaneboğulmak, xenekiyo: boğulmuş, xenekiyé: boğulmuşlar
zayeboşa, boşuna
zeğerboyca küçük köpek
welıġboyundan askılı, belden arkada bağlı, boydan ön cepheyi kapatan giysi, 2)tuta
velıkhböbrek
xıtame na asmedebu ayın sonunda
xaşiyebüyük çuval
xu ver daanecesaretli davranmak, atak davranmak
xebiscimri
yenecuma günü
wuşireçabuk
zıq biyaneçakılıp kalmak, 2. dikilip durmak(hayvanlar için kullanılır)
waxte ġurenaaneçalışma zamanı, iş zamanı
wunciyaaneçekilmek, 2. çekilip gitmek,
wunčaisçekme, bir yerden bir şey çekme
waqaaneçığlık atmak, bağırmak, feryat
vejiyaaneçıkmak, çıkagelmek, çıkarmak,  tever.~: dışarı çıkmak
zınġaaneçınlamak, 2. zıngırdamak
zaf kherdeneçoğaltmak, 2. arttırmak
zaférçoğunlukla
zaf zafçok çok, 2. en fazla, 2)niyahetinde
zon fekte çinebiyaaneçok sessiz, 2. durgun, 3. ağzı var dili yok gibi
zafçok, 2. hayli, 3. epey, ~-biyaane: çok olmak, 2. çoğalmak,  ~-nemend:  fazla kalmadı
zafénçokluk
zav jeçhçoluk çocuk
zibilçöp
xerepiyaaneçürümüş olma
xonadaha şimdi, 2)az evvel
zamadamat, 2. enişte
weznaanedayamak,
xalceniyedayı karısı
xaldayı,
xatır zanaanedeğerini bilmek, 2. saygı göstermek
xoriderin, ~.yén: derinlik, ~.ra:derinden
yi binudiğerleri, 2. ötekiler
zon zanaadil bilen
zon zanaoğdil bilimci
zondil,
zonra ardenedile getirmek
zon ser şiyaanedili yatkın olmak
zon sere biaanedilinin hakim olmak
xu ġosra kherdenedinleyip aklında tutmak, kulağına küpe yapmak
zenddirsek
vajidiyeyim, ~-me khe: diyelim ki, varsayalım ki, ~-yo: söylenmiş
zonidiz, qapağe -~:  diz kapağı
vao honıkhdoğudan esen serin rüzgâr
zaanedoğurmak, 2. yavru doğurmak  (bıza ma khe jena, dılet ana:  keçimiz çift doğuruyor)
weredolama (örn.ip, iplik, urgandaki gibi) ~.fiştene: karıştırmak, ~.fiyaane: yumak sarmak
xozdomuz,  xoj: domuzlar
yar u axyardost ve düşman
zagondönem içindeki gidişat(uygulamalar, sosyal yaşam)
xore daanedövünmek
dul, ~.r: aşerme,  ~.r kherdene: aşermek
xınamedünür
ware gınaanedüşmek, 2. yere düşmek
ware daanedüşürmek, 2. yere düşürmek
xeceliyaaneeğlenme, 2. meşgul olma, bı ~-: eğlenmek 2. meşgul olmak,  me xečeliye!: oyalanma!
zanaoğeksper, 2. Bilirkişi, tecrubeli
xarputelazığ vilayeti
xasıleelekte kalan biraz sulu pişirilir. Elek altı avuç içiyle ağır ağır ilave edilerek karıştırılır. Kıvama gelince tereyağı, süt veya ayran ile yenir
xefiyeerkek hafiye, casus
xınıserzurum ilçesi
yesiresir
xaneev
zewejiyaneevlenmek
zeyiyénevli kızın baba evine el öpmeye gelmesi.
zewezevlilik
zengieyerin iki yanında ayak geçirilen demir,
várnaanegeçirme, do-~: ayranı kesilmeden ısıtmak
várna rageçirmiş olmak
xasxasikgelincik çiçeği
varidatgelir
yené, yoxsam ki niné?geliyorlar mı, yoksa gelmiyorlar mı?
yon-songeliyorum-gidiyorum
xortgenç, delikanlı
werenayisgergin tartışma
xatır wastenegitmek üzere izin istemek, 2. Allaha ısmarladık demek
xu téra pistenegiyinmek
zeregönül, 2. yürek, 2) iç, içeri, 3)karın, ~-ğu ġuretene: içine almak, ~- hira: vurdum duymaz 2. gönlü rahat, 3. sabırlı, ~-tenık: merhametli,  ~-vesae:  yufka yürekli
xızangörmemiş, aç gözlü
zeyiyegörümce
xu çhımra kherdenegözüne kestirmek
xırabgünah, ~.én: kötülük
vebalgünahını alma, vebal
velvelegürültü, 2. patırtı, 3. bağrışma
xılıkhegüveç, çömlek
xebere guretenehaber almak
weşenayishaber gönderme
xeberehaber, ~-biyaane: haberi olmak, haberdar olmak,  ~-weşenaane: haber göndermek
xeberdarhaberli, 2) haber veren
xečhac, ~-i: hacı
xaçhhaç
xedemehademe, 2.müstahdem
xefızhafız, 2)ezberci, 3)kuran’ı ezbere okuyabilen
xefifhafif
xayinhain, 2. hilekâr
xatır perskherdenehal hatır sormak
xalihalı
xelifehalife
xelqhalk
xamHam, olgunlaşmamış, 2)acemi, bir işte yabancı olmak 3)işlenmemiş, üzerinde çalışılmamış
xam biyaanehamlanmak
xamén kherdenehamlık yapmak- acemilik yapmak- çiğlik yapmak
xanhan- ~-edan: hanedan- asil aile
xençérhançer
xanımehanım, özel isim 2) itibarı olan, hanımefendi
xırabeharabe, 2.yıkık, ~-kherdene: yıkmak, 2. harabeye çevirmek,  (té de kherde xırabe: hepsini harap ettiler)
xerarethararet
zay kherdeneharcamak
zay biyaaneharcanmak
xerč biyaaneharcanmak
xerčharç, beton harcı, 2)
xarıciyahariciye, dış işleri
xarıčhariç, 2. dış, 3. dıştaki
xeritaharita
xırmaçhekharmandan çıkarılan üründen yoksullara verilen sadaka
xeserhasar
zembilehasır sepet
xesrethasret
xestexanehastane
xetahata,  ~.kherdene: hata yapmak
xelef/ xilafhata, ters, aykırı
xatunehatun
wereġınaanehavalanma, (alevin, arıların havalanması gibi..)
xavliyehavlu
xera?hayırmıdır, ~.ma: hoş geldin
xeylehayli, 2. çokca 3. epeyce
xérbohayrola, hayrolsun
xapehayvanı bağlamak için boynuna takılan ip, ilmek
welenġehayvanları ilkbahar aylarında sokan iri sinek
yadiġarhediye, 2. yadigâr, 2)çok değerli, çok önemli
xendekhhendek
xırxehırka, 2) kaya parçası
xiyarhıyar, 2.salatalık, xiyár: salatalıklar
xızırHızır Aleyselam
xapıtenehile, 2. aldatma,
xof kherdenehissedilen korku duygusu
xızmetehizmet,
xızmetçihizmetçi
xer be sılamethoş bulduk, selametle
weshoş, 2)sağ, sağlık, 3)tatlı, 4)kıvamında,  ~-biyaane: lezzetli, 2)sağlıklı olmak
xosábhoşaf
xos béshoşbeş, sohbet
xurdehurda, bozuk
xurmehurma
xusushusus, 2. …ne dair
xususihususi, 2. özel
xutbehutbe
xuyehuy, 2. alışkanlık
weşeno-weşenaaneısmarlanmış, 2)haber göndermek, 3)ilişki sağlamaya çalışmak
wustıneiç mekân da ağaçtan direk,  (ustuna teberuku:  teberik direği)
zere koteneiçeri düşmek, 2. hapse girmek
yawuxeiçinde ayran yayılan, paslanmaz tenekeden mamul, 2. yayık
wuskheiftira,
xıyanetihanet
zabrağiki taraftan kulplu, kalaylı, kapaklı, akşamdan serinlemesi için içine su doldurulan, üstünde maşrapası bulunan büyük tencere
varasuikindi  (hin aseno khe nu héġa hata varasu xeleşino:  öyle görünüyor ki bu tarla ikindiye biter)
yelım xebereil muhaber
xırçhkıniletişim kurmakta tedirgin olunacak, egosu yüksek, kinli, kompleksli tip
yelmilim, bilim
wusárİlkbahar
we ġureteneiltahaplı şişlik
war ardeneindirmek, tenzilat  (qayıs çino pantole mı yene war:  kemer olmayınca pantolonum düşüyor)
war amaaneinmek
yintizamintizam
yinzıbatinzibat
xelesna raaneipinden kurtarmak
wastoğistemeğe gelen (m), ~.e: istemeye gelen (f), isteyen
wasteneistemek, 2. arzu etmek
wastene re amaaneistemeye gelmek,
yaman gişiistenmeyen, uyumsuz kişi
wazemeistiyoruz
yetırazitiraz
wes biyaaneiyi olmak, iyileşmek
xırpanekaba ölçülerde iri yarı kişi
zırtkaba saba, 2. anlayışsız
xefiyakadın hafiye, 2. casus
xu ser kherdenekafaya dikmek, içmek
wedakaldır, 2. sakla (emir)
wedardaakaldırılmış olan, 2. saklanmış olan
wurznaanekaldırmak
zer-pısikkalp-akciğer(takımı)
zera belekalp, yürek
zirçhkanatlıların dışkısı
zulemetekap karanlık, zifiri karanlık
were fiştaanekarıştırmak
xape kherdenekarşılıklı yardımlaşma  (waxte vasuda ma jubinde bijeky kerde xape:  ot biçme döneminde oğlak otarımını yardımlaşa yapardık)
xışt kherdenekaydırmak,
zenġenkazma
zarančekeklik
xağkemikler
xokendi
xu verakendi adına,  (xu vera qesey bıkhe:  kendi yerine konuş)
xo serkendi başına, 2. başına buyruk, 3. bağımsız,
xo be xokendi kendine
xo xorekendi kendine
xo xode(vero)kendi kendiyle, kendiliğinden
xukendi, ~-be xu: kendi kendine, e be ~-: kendisi, kendisine
xorekendine
xore kherdenekendine yapmak, kendine etmek, ağue .~ : yıkanmak
xu darde kherdenekendini asmak, 2. intihar etmek
xu tépa ġurétenekendini geride tutmak, 2) pasif kalmak, 3)kendini geri çekmek
xu ġerm kherdenekendini ısıtmak
xu pis kherdenekendini kirletmek
xu sas kherdenekendini şaşırmak
xu beyan kherdenekendini tanıtmak
xora dür kherdenekendisinden uzaklaştırmak
velgérekesilmiş yapraklı ağaç dalları yığını
wusarekırık buğday
zımıstankış
velġ ronaanekışın hayvanın yemesi için verilen kuru meşe yaprağı
waekız kardeş- bacı- abla
wayénkızkerdeşlik, 2. bacılık
were semernaanekol veya paça sıvamak
xofkorku, şüphe
xulkulaksız
xumarekumar
xeleskurtulma- kurtuluş
xeleşiyaanekurtuluş
vaa koyKuzey rüzgarı, dağdan esen rüzgar
zımekuzeye bakan yamaç
zol biyaanelime lime olmak,
yoxro khemeğer se, meğer ki
wundérmeret
zone mıletre ġınaanemilletin diline düşmek
xojibmutluluk, xojibe tu bo: ne mutlu sana
wayire mílkmülk sahibi
xojibe~- to bone mutlu sana,
wuo (m)
wu heto taraf, 2. o yan, ~. sér: o tarafa doğru
wu hetreo taraftan
zamano kheo zaman ki
wendene, wendisokumak
wanaaneokumak, 2)hiç durmadan konuşmak, 2)ötmek
wendeneokumak, 2)tahsil yapmak, ama-~: okunabildi, 2. okundu
wendis daaneokutmak
wendekar, wendoğokuyucu
wera tépa(wera dıma)ondan sonra
yi be xuonlar kendileri
yi neonlar, ~.ra: onlara
yionlar, ~.nu: onları, ~.nu ra: onlara, onlardan
ye dionun ki, ye mı: benim ki
wuiy mıre bámeneooy (sana gelen)bana gelseydi
wuy tore bımıriOoy sana öleyim
wuiy wele be mıre boooy topraklar başıma
wuzaora, 2. orası, 3. ora, ~.ra: oradan
wuza deorada
wuza raoradan, a -~: o orada (f), u -~: o orada (m)
vaşturiyeorak
wu hetuoralar, o taraflar, ~-de: o taraflarda
werteorta, içi, ~-mekteb: ortaokul, ~-sardé: yabancıların içinde, ~-koude: dağların ortasında, ~-vetene: ortaya çıkarmak, deşifre etmek
werte de mendeneortada kalmak
wertağortak
vasot
yabaot veya saman kaldırmada kullanılan beş veya daha fazla parmaklı büyük tahta dirgen
xu rečefnaaneoynarken vücudunu titretmek
xu ver sanaaneönüne katmak, 2. bir şeyi kendisine siper yapmak, 3. katlanmak, 4. yapmayı üstlenmek, 5. destek olmak, 6)önüne geçmek
werdeġeördek
wu binöteki, 2. diğer, 3. diğeri
vengre čı kherdeneözellikle hayvanları yürütmek üzere seslenmek
xu dıma kaskherdenepeşinden sürüklemek
varıkhepiliç
zerfétpişirilmiş babuko ekmeğinin lokma büyüklüğünde kırılarak, üstüne ısıtılmış sarımsaklı ayran, kaynamış yağ ve bal dökülerek yapılan kırmanč alevilere özgü bir yemek
valarenkli başörtüsü,
zenġrenkli göz için kullanılır
vay daanerüzgarda savurarak ayıklamak, savurmak,
xassaf, 2. katışıksız, 3. üstün kaliteli olan 5) ipek,  qumaso -~: ipek kumaş
weşen, weşiyesağlık
wayır vejiyaanesahip çıkmak, sahiplenmek
wayırsahip. , ~.én: sahiplik, 2. sahibi olma, ~.e: sahibe, ~.iye: sahiplik
wedaanesaklamak
wedardaanesaklamak, kaldırmak
ze khesanki
zekhe yeno wanıtenesanki okunabilir gibi
wes u warsapasağlam
xas baxçhesarayda padişah ailesinin özel bahçesi
xatırsaygınlık, 2. hatır, 3.  müsamaa, ~-mendene:  hatırı kalmak, 2)gücenmek
xatırane torasenin hatırın için
wusksert
venġses
vengre čı pureşiyanesesi soluğunun kesilmesi
veng bırnaanesesini kesmek
veng daaneseslenmek, 2. bağırmak
vengrasesli, sesle
waşti(m)sevgili, 2. nişanlı, 3. yar (m), ~.ye: (f)
yaresevgili, yar, 2)yara
xıle sere xu biyaanesıçramak, 2. Hızlı bir şekilde yerinden kalkmak,  (destinde xıle sere xu bi: anında doğruldu
xu pé sanaanesırt sırta vermek, omuz omuza vermek, birbirine destek olmak
zundaane/zundayissızlama, sızlamak
xıtamson
zopesopa
xu rut kherdenesoyunmak, 2. giyeceklerinden arınmak
válesöğüt
wuntenesökmek, 2. çekmek, dert -~:dert çekmek,
vatsöylem, ~.e: söylenen, ~. oğ: sözcü
vatenesöyleme,
vasöylemek, 2)peki, ~.bo: yine de, ~-hén bo: peki öyle olsun, (va khe..: dedi ki..) 2)rüzgâr
vatene ra goresöylendiğine göre, 2. söylentilere göre
vatoğsöyleyen, sözcü
wayire qese xu biyaanesözünün eri olmak, 2. lafını yememek
vaesu arkı, su kanalı
xerpenġsu değirmenine, suyu bırakıp-kapama sistemi
xemelsus
xemelnaanesüslemek, (pulik bıskh vırasté, xu hén xemelno khe, insan qaylo şere čı
xavıkhesütün köpüklü tabakası
xişetşahsiyet, kişilik, ahlak ~-siz: şahsiyetsiz, kişiliksiz, ahlaksız
zaraveşaka, ~.ci: şakacı, dalgacı
yaraniyeşaka, yarenlik
zurşaşı
xusayisşırıl şırıl, çağlama
xırçhıktakıntı
yel-qomtanımadık-tanıdık
zot kherdenetarım araçlarında yıpranan demir aksamların yıpranan kısımların demircide yenilenmesi
zono şirentatlı dil
zu qattek kat
zu renġtek renk, aynı renk
zubinde vejiyanetesadüfen karşılaşmak
xalıkheteyze
wel welantoz toprak
wel welağtoz toprak, yol, yolak
xozatTunceli’nin Hozat ilçesi
zabıttutanak, 2. zabıt, ~-
xu vira kherdeneunutmak
wustausta
wusılusulca, 2)yavaşça, sessizce,
xerzeuygun, ~-sımawo: size uygun
yaban koteneuzak düşmek, yalnız kalmak
zoleuzunca kesilmiş büyükbaş hayvan derisi
waxt ser koteneüzerinden zaman geçmiş olması, 2. vakti geçmek
VV
wadvaat- söz vermek
wadevade, 2. süre, 3. zaman, 4. ödeme süresi
wade xu amaanevadesi gelmek, 2. ödeme zamanının gelmiş olması
wade xu biyaanevadesi olmak, 2. zamanı olmak
wade xu pır kherdenevadesini doldurmuş olmak, 2. ölmek, 3. süresini tamamlamış olmak
valivali,
vardiyavardiye
varisvaris
weşét-néşétvasiyet-nasihat
welatvatan, 2. yurt, 3. ülke, 4. memleket,
way lemınvay başıma gelen, 2. vay halime
way way wayvay vay vay
wey!vay!, 2)nasıl olur, niye ?
vajifevazife, 2. görev
vekaletvekalet
vekilvekil, ~.én: vekillik
welhasılvelhasıl, 2. sonuç olarak, 3. kısacası
WW
XX
YY
yaya, veya,  ~.ya: evet evet
yabanyaban, 2. kır, 3. yerleşim alanının dışı
yabaniyabani, 2. vahşi, yabanén:  yabanén: yabanilik, 2. vahşilik
yağmeyağma, 2. talan,
yawudiyahudi, yawudén: yahudilik
yakiyahut, 2. veya
yaxeyaka
yaqutyakut
xu listeneyalanmak, 2. kendi kendini yalamak
warwayyalınayak, 2. çıplak ayak
yamağyamak, üstten dar alta doğru genişleyen kulplu küçük bakır kap
yamanyaman, 2. gözü açık, 3. çevik, dayanılması güç, 4. becerikli
yaniyani
yanısyanlış,
yeno vırasteneyapılabilir, 2. inşa edilebilir
zeleqiyaaneyapışmak,
velġyaprak, 2. üstünde yaprak olan kesilmiş ağaç dalı, 2)kışlık hayvan yemi, tewa  velġ: yaprak öbeği
velġınyapraklı
yarebiyarabbi, allahım
yardımyardım, ~-kherdene: yardım etmek, ~-guretene: yardım almak,~-wastene:
yasağyasak,  ~-biyaane: yasaklanmış, 2. yasak olan
yawasyavaş- sessiz
yaveryaver- emir eri
yayyay
wareyayla ~-şiyane: yaylaya gitmek,  bé war, bé çi:  evsiz, barksız
yaziyazı, 2)yaban, kır,
yazuxyazık
werezayeğen
yekhtenyekten, 2. aniden, 3. birdenbire
yekunyekün, toplam
xonçhayemek yemeye yarayan alçak tahta sehpa, 2) tahta sini
werdeneyemek,
yemenyemen
yemeniyemeni, 2. ayakkabı
yemısyemiş
worinoyenir,
yetımyetim, kimsesiz
yömiyayevmiye, gündelik ücret
wuncáyine ~-khe..: tekrardan.., tekrar ki..
wuncá kiyine de
weryiyecek
yoxlemeyoklama
weqışyokuş,  (raa wari hem derġa, hem ki zaf weqısa:  yayla yolu hem uzun, hem de çok yokuş)
werğaneyorgan
yunanyunan, ~ki: yunanca
vengo berzyüksek ses, 2. sesli
vengo berz rayüksek sesle
ZZ
zaptiyazabıta memuru
welçheġzahire ölçülerinden (yarım kod, 2 şinik, 8 rıbik)
zamatzahmet, ~-kutene: zahmete girmek, ~-kherdene: zahmet etmek,  ~-diyaane:  zahmet çekmek, 2. eziyet çekmek, 3. sıkıntı görmek
zalımzalim,
zemzam, ~-kherdene: zam yapmak,  ~-amaane: zam gelmek
zamanzaman, ~.e: bir zamanlar,
zeman, zamanzaman, ~.e: bir zamanlar,  ~.várnaane:  zaman geçirmek
waxtzaman, 2. vakit, 3. süre,
waxt vérdenezamanı geçmek, 2) zaman geçiyordu
waxte dezamanında, bir zamanlar, 2. vaktinde,
zamqzamk,  ~-kherdene:  zamklamak
zenatezanaat, 2)alışkanlık
zaptzapt, 2. işgal, ~-kherdene: zapetmek, ~- rapt kherdene:  baskı altına almak
zarzar, 2. tavla zarı
zerarzarar, ~- čı daane: zarar vermek, ~-kherdene: zarar etmek,  ~-vinitene: zarar görmek
xorazaten 2)kendinden, çe -~: evinden, ~-pá: kendisi ile,
zaturazatürre
zayıfzayıf
zayatzayiyat, 2. zarar
ZazaZaza, dört Kürt dilinden biri olan Zazaca yı konuşan, Diyarbakır-Kuzey Bingöl, Elazığ bölgesinde yerleşik ve dinsel tercihleri itibarı ile Şafii olan Kürt topluluğunun kendi kimliklerini ifade ediş biçimi, ~.ki: Zazaca, 2) Kırmançki ile büyük oranda benzerlik gösterir
zebanizebani
ZeburZebur, Hz. Davud’un kutsal kitabı
zeyirzehir
zekázekâ
zelzelezelzele, 2. deprem
zemzemzemzem suyu
zencizenci
zıqqımzıkkım
zımperezımpara
zındıqzındık, 2. münafık
zırayis/zıraanezırlamak, 2. anırmak
zıvanezıvana
zıftzift
zinetzihniyet
zınġıl, çhınġılıkzil
zınčılezincir
zorbaz, zordarzor kullanan
zorzor, ~.u ver: zorlama sonucu, 2. zorla, ~-biyaane: zor olmak, ~-daane: zor vermek, ~-xu daane: kendini zorlamak,
zurnazurna
ZülfikarZülfikâr, Hz. Ali’nin kılıcı
zurriyetzürriyet, 2. döl